Startseite
  Über...
  Archiv
  Gästebuch
  Kontakt
 

  Abonnieren
 


 
Letztes Feedback
   26.06.14 09:24
    I came here to study htt
   28.06.14 21:12
    I'm sorry, he's
   8.07.14 17:10
    Another service? http://
   9.07.14 09:36
    I'm a member of a gym ht
   20.07.14 04:14
    In tens, please (ten pou
   24.07.14 21:19
    I don't know what I want

http://myblog.de/adnangokkaya

Gratis bloggen bei
myblog.de





 
Türkiye'de illereGöre Cami Sayisi



Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye'nin cami sayısını açıkladı.


Diyanet İşleri Başkanlığı İstatistiklerine göre, Türkiye'de 84 bin 684 cami bulunurken, Sinop'ta bu sayının bin 83 olduğu bildirildi. İstanbul 3 bin 190 cami sayısıyla en çok caminin bulunduğu il oldu. İstanbul'u 3 bin 87 ile Konya, 2 bin 875 ile Ankara takip etti. Tunceli 120, Yalova 155 ve Kilis ise 213 cami sayısıyla en az cami bulunan iller oldu.
İşte illere göre cami sayıları: "İstanbul 3 bin 190, Konya 3 bin 87, Ankara 2 bin 875, Samsun 2 bin 639, Kastamonu 2 bin 577, Antalya 2 bin 130, Ordu 2 bin 45, Trabzon bin 952, Diyarbakır bin 945, İzmir bin 823, Şanlıurfa bin 755, Manisa bin 686, Bursa bin 660, Balıkesir bin 654, Erzurum bin 547, Giresun bin 490, Mersin bin 486, Zonguldak bin 464, Adana bin 362, Van bin 350, Sivas bin 327, Çorum bin 306, Kahramanmaraş bin 301, Kayseri bin 289, Sakarya bin 278, Bolu bin 232, Kütahya bin 190, Denizli bin 187, Tokat bin 151, Kocaeli bin 142, Afyonkarahisar bin 124, Aydın bin 114, Sinop bin 83, Muğla bin 82, Mardin bin 79, Rize bin 50, Hatay 982, Elazığ 965, Yozgat 961, Karabük 935, Gaziantep 935, Malatya 934, Ağrı 871, Çanakkale 808, Bartın 775, Eskişehir 769, Adıyaman 730, Çankırı 716, Isparta 711, Amasya 682, Artvin 681, Düzce 664, Bitlis 656, Siirt 624, Batman 619, Muş 602, Aksaray 581, Erzincan 565, Bingöl 564, Osmaniye 551, Uşak 544, Burdur 522, Gümüşhane 521, Kars 503, Şırnak 503, Hakkari 498, Karaman 497, Tekirdağ 495, Nevşehir 486, Kırşehir 485, Niğde 411, Bilecik 408, Edirne 392, Kırıkkale 353, Kırklareli 288, Ardahan 273, Bayburt 244, Iğdır 240, Kilis 213, Yalova 155, Tunceli 120."

17.1.14 16:54


Werbung


Çin Dünya Silah Ticaretinde 5. Sıraya Yerleşti

.

Araştırma kurumu Sipri tarafından yapılan bir açıklamaya göre,2012 yılı itibarıyla yapılan araştırmada, silah ihraç eden ülkeler arasında Çin İngiltere'yi eleyerek, Fransa’dan sonra beşinci sıraya yerleşti.
Söz konusu dönemde gerçekleştirilen  ihracatın yarıdan fazlası Pakistan'a yapıldı. Pakistan'ı sırasıyla Birma ve Bengaldeş takip ediyor.
Dünya silah ticaretinde birincilik ünvanı ABD’nin elinde bulunuyor. ABD’yi sırasıyla Rusya, Almanya ve Fransa takip ediyorlar.

18.3.13 08:36


Cin-ABD Savasi-Neticeleri

Amerika Cin Savasi

Georgetown  Üniversitesi ABD’de olasi bir Cin-ABD savasinda meydana gelecek sonuclarla ilgili bir arastirma yayinladi.

Philip Karber baskanliginda yayinlanan arastirma Cin’in   nükleer imkanlari ve potansiyeli göz önüne alinarak yayinlandi. Buna göre; olasi bir Cin-ABD savasi sonrasinda 315 milyon ABD’linin 50 milyonu hemen ölecek., 25 ile 50 milyon arasi  ABD’li ise bir süre sonra aldiklari yogun radyasyon sonucu hayatlarini kaybedecekler.

Hastahanelerin  ücte ikisi yikilacak, doktorlarin yarisi ölecek; ayni sekilde enerji kaynaklarinin ve gida isletmelerinin yarisi kullanilamaz hale gelecek.

Kalan 200 milyon ABD’linin  100 milyonu aclik sikintisi cekerken, digerleri elektriksiz, gidasiz, ilacsiz Ortacag kosullarinda yasamak zorunda kalacaklar.

Cin’in elinde 200 ile 300 arasinda nükleer baslik oldugu tahmin edilmektedir. Ancak bu  sayilar tartismalidir, uzmanlar sayinin dahada yüksek oldugunu ifade etmektedirler. Rus general Viktor Jessin 3600 nükleer basliktan söz etmektedir.  Tünel sistemi icindeki depolama olanaklari da göz önüne alindiginda sayi 4500‘e kadar cikmaktadir.

Arastirma sonuclarini göz önüne alan Obama STRATKOM adli bir kurum olusturarak Cin'in elindeki silahlarinin nötralize edilmesi icin calismalari yapmaktadir. Bu ise ABD-Cin arasindaki gerilimi daha da  artiracaktir.
 

14.1.13 12:42


Almanya Türkiye Ticaret Hacmi

Almanya Türkiye Dış Ticaretinde Miktar Yükseldi

Almanya ve Türkiye arasında gerçekleşen ticaret hacmi 2011 yılı
itibarıyla arttı. Almanya'nın önemli ilk yirmi ticari partneri
arasında bulunan Türkiye'nin, Almanya ile olan ticaret hacmi,Federal
İstatistik Dairesi'nin verilerine göre, Almanya'dan Türkiye'ye yapılan
ihracatta dört katına ; Türkiye'den Almanya'ya yapılan ihracatta ise
yaklaşık iki katına yükseldi.

Almanya'dan Türkiye'ye 20,1 milyar Avro degerinde mal ihraç
edilirken, aynı şekilde Türkiye'den Almanya'ya 11,7 Milyar Avro'luk
mal ihraç edildi. Böylece Almanya Türkiye arasında cereyan eden
dışticaret dengesinde 8,4 milyarlık fazla Almanya hanesine yazılmış
oldu.

Almanya'nın ticaret ortakları sıralamasında ise Türkiye dışsatım
açısından 15. sırada , dışalım açısından ise 20 . sırada yer buluyor.

Almanya'dan yapılan ihracatta, 5,1 milyar Avro ile otomotiv ve
yedekparça en büyük dilimi meydana getirirken, bunu 3,8 milyar
degerinde makina ve 2,3 mılyar degerinde kimya ürünleri takip ediyor.

Almanya'nın Türkiye'den yaptıgı ithalatta ise tekstil ürünleri 3,2
milyarlık tutar ile en büyük kalemi meydana getiriyor. Araba ve yedek
parça sanayi ürünleri 1,4 milyar ile ikinci sırayı, makina sanayi ise
1,3 milyar ile üçüncü sırayı teşkil ediyor.
24.4.12 22:12


Warum in Frankreich 600.000 Armenier Leben

Warum in Frankreich 600 Tausend Armenier leben ? Ist Armenien Nachbarstaat von Frankreich? Ab 1. November 1918 besetzte Frankreich Cukurova Region und hat den Armenier versprochen die Gründung eines armenischen Staates. Mit diesen Behauptungen überzeugte man die Armenier gegen Türken zusammen zu arbeiten. Als erste gründete man die freiwillige armenischen Bataillon. Danach zusammen mit den aus Vereinigten Staaten, Syrien und Frankreich gekommenen Armeniern bildete man die Armenische Legion, die ebenfalls an Ost Armenische Legion verbunden war.

Diese Legion hat bis 1921 in der Region unglaubliche Massaker, Schlachten usw. ausgeübt. Diese schreckliche Tagen nannte die Bevölkerung der Region, "laß dich nicht zeigen, laß dich nicht zeigen."

Nachdem französisch-türkischen Abkommens September 1921 hat die französische Regierung seine Soldaten, zusammen mit den aus 50.000 bestehenden armenischen Freiwilligen nach Libanon, von da aus nach Frankreich zurückgezogen, danach übrig gebliebene Armenier über Syrien und Libanon nach Frankreich gewandert. Der Grund der heute in Frankreich lebende 600.000 Armenier basieren darauf.

Es ist eine Ergebnis des französische Kolonialismus.

 

09 März 2012

9.3.12 11:57


Berlin Duvarı Sonrası Almanya

Berlin Duvarı Sonrası Almanya

Berlin Duvarı Sonrası Almanya
2. Dünya Harbi sonunda başlayıp 9 Kasım 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla sonuçlanan ABD. Sovyetler Birligi ekseninde olusturulmuş Çift Kutuplu Dünya Düzeni yerini, ABD merkezli sözde liberal ekonomik politikaların hakim oldugu, Tek Kutuplu Dünya Düzenine bıraktı. 2. Harp sonrasında hayata geçirilmiş olan politik,iktisadi,cografi tüm dengeler bir alt üst olma sürecine girdi ve ABD hegomanyasında yeni bir dünya düzeni oluşturulmaya başlandı.
Kapitalist dünyanın jandarması rolünü üstlenmiş küresel sermayedarların kontrolündeki ABD , eşyanın tabiatı geregi, emek sermaye ikilemi içerisinde, tercihini kendisini kontrolünde tutan kesimler lehine yaptı ve model oluşumunu bu çerçeve içinde gerçekleştirdi. Bu manada başlatılmış olan bu süreç, Yugoslavya,Irak ve Afganistan’da askeri ataklarla ilerledi, ekonomik alanda ise; hızlandırılmış özelleştirmeler, küçük işletmelerin, küçük bankaların yutularak, büyükler bünyesinde eritilmesi, şiddetli sıcak para operasyoları ve ulusal ekonomileri ,küreseller lehine davranmaya zorlayan iktisadi tedbirler, Turuncu Devrimlerle birlikte genel anlamda dönemi karakterize etti.
Kapitalizmin-kapitalistin maksimum kar endişesi, sanayi-banka sermayesinin iç içe geçerek merkezileşmesi, bir avuç sermayedarın Dünya’yı kontrol altına alma çabaları, refah toplumu olarak görülen, sosyal demokrat politikaların hakim oldugu ülkelerde de bir takım sonuçlar ortaya koydu. Artık oralarda da bol tüketen, refah toplumunun olanaklarından yararlanan halk kesimlerinin, inceden inceden kemerlerini sıkmaları ve tasarruf tedbirlerine alışmaları gerekiyordu.
Saglıkta,egitimde,sosyal ödeneklerde,çalışma yaşamında, yani sosyal devleti karakterize eden tüm alanlarda, tasfiyeye yönelik politikalar oluşturuldu ve hayata geçirildi.Örnegin Almanya 3.4 trilyonluk üretimi,83 milyonluk nüfusu, 40.000 Dolar kişi başına düşen ulusal geliriyle, Dünya’nın 4. büyük, Avrupa’nın en büyük ekonomisini meydana getirmesine ragmen, gelir dagılımı her geçen gün egemenler lehine gelişti ve yoksullaşma oranı yıllar itibarıyla kararlı bir biçimde arttı.
Çalışma yaşamında modern köleligin diger bir ifadesi olan kiralık işçi düzeninde Alman Sendikalar Birliginin beyanına göre kiralık işçilere ödenen ücret, asli işçilere ödenenin %50-70 oranındadır. Diger bir ifade ile kiralık işçi digerinden yarı yarıya daha az ücret almaktadır. Bunun yanı sıra kiralık işçiler yılbaşı ödentisi,izin parası gibi ücret yan ödemelerindende yararlanamamaktadırlar. Bu durumda ise, eşit işe eşit ücret, söyleri havada kalmaktadır. Sayı itibarıyla degerlendirildirildiginde, şu sonuçlar ortaya çıkıyor. 2001 yılı 357.ooo kiralık işçi 2008 yılı794.000, 2011 yılı ise 1 milyon üzeri modern köle.
2011 yılı itibarıyla Paritatik Refah Kurumu verilerine göre, ekonomik göstergelerdeki iyileşmelere ve azalan işşizlik oranlarına ragmen,yoksullugun azalmasına yönelik pozitif bir gelişme gözlenemiyor. Almanya’da halen 12 milyon kişi, yani nüfusun 14,5’i yoksulluk riski altında yaşıyor. İşşizlik miktarındaki azalışa ragmen yoksullugun azalmamasının sebebi olarak iş hayatında ortaya çıkan düşük ücret alanları(modern kölelik) görülüyor.
Krizin bir yansıması olarak egitimli işşizlerde dikkat çekmekte. Yüksek Okul mezunları arasındaki issizlik oranı 2010 itibarıyla 25-35 yaş arasında %15’ler düzeyinde, Harz 4 vasıtasıyla hayatını idame ettiren yüksek okul mezunlarının sayısı ise 60.000 düzeyindedir.
Egitimle ilgili gelişmelerde pek hayra yorulacak bir biçimde görülmemekte. Alman İstatistik Kurumu verilerine göre, bütçeden 1975 yılında egitime yüzde 5,1 pay ayrılırken bu oran 2005 te yüzde dört , 2011 yılında ise yüzde üçtür.Aynı şekilde özel okulların sayısındaki artış ivmeside dikkat çekicidir. Doksanlı yıllardan beri özel okulların sayısı %52 dolaylarında artmıştır. 9 Şubat 2011 tarihli Friedrich Ebert Vakfı verilerine göre özel okulların oranı 1992 den 2011 yılına kadar olan dönemde 4,8 oranından 7,7 oranına yükselmiştir. 2010 yılı itibarıyla Almanya’da 5200 özel okul vardır ve buralarda, yaklaşık 240.000 ögrenci egitim görmektedir. Burada da egitimde fırsat eşitligi, egitim ögretim imkanları açısından makas her geçen gün yoksullar aleyhine açılmaktadır.
Ulusal servetin dagılımı da Almanyada bilinen ancak pek tartışılmayan tabu temalardan birisidir. SOEP (Sozio-oekonomische Panel) verilerine göre, ulusal servetin yüzde seksenine yüzde yirmilik bir kesim el koyarken, digerleri yani yüzde seksenlik bir kesimde,servetin kalan yüzde yirmilik bir miktarıyla yetinmektedir.
Konut ve barınma sorunuda keza sömürünün diger bir boyutunu teşkil etmektedir. Uluslararası fınans kuruluşlarının özelleştirmeler vasıtasıyla ele gecirmiş oldugu konut piyasasında, kira maliyetleri son yirmi yıllık dönemde yüzde yüz oranında artırılmıştır.
Kısa ifadeyle; şu söylenebilir. Berlin Duvarı‘nın yıkılışının ardından gelen , reeel sosyalizmin tasfiyesi sonucunda ortaya konan yeni sosyo-ekonomik dengeler, Avrupa Birligi cografyasının mesubu halk ve emekçi kesimlerine de pek bir refah getirmedi, aksine egemenler lehine sömürüyü daha da artırdı.
 
Adnan Gökkaya 06 Ocak 2012

19.1.12 19:26





Verantwortlich für die Inhalte ist der Autor. Dein kostenloses Blog bei myblog.de! Datenschutzerklärung
Werbung